Yoğun Bir İnsanım


     Çok bir çalışma geçmişim yok ama çalıştığım süre için rahatlıkla söyleyebilirim ki "İş saatlerinde meydanlarda, sokaklarda dolaşan insanlar inanılmaz seviyede boş insanlardır." Bir yerden bir yere gitmeli işi olanlar falan olabilir ama bu genellemeyi rahatça yapabilecek kadar çok örneğim olduğu için bunları göğsümü gere gere söyleyebiliyorum.

     Az evvel bahsettiğim düşüncemi çalışırken edindim. Çalıştığım dükkan direk caddeye bakan ve önünde bulunan otobüs durağı sebebiyle oldukça rahat müşteri çekebilen bir yer olduğu için söz konusu düşüncemde birçok insanı istatistiki veri olarak kullanabildim. Neyse efenim, gelelim konumuza. Dışarıda dolananlar genelde ne yapacağını veya nereye gideceğini bile bilmiyorlar. Benim en çok ayar olduğum konu da bu. Yahu ne kadar boşsun? Bir yönü yok bir hızı yok bir amacı yok bomboş dolanıyor. Dolanırken sıkıldım diye yakınmaktan da vazgeçmiyor.

     Bir örnek, bir arkadaşım... Devamlı beni arayıp Fifa yapak diye darlar. Çoğu zaman telefonu cebimde hissetmeyecek kadar hareketli oluyorum (işteyken) veya telefonu açamayacak bir durumda (derste, yemekte, uykuda). Ama o aramaktan hiç vazgeçmez :D  Bu yakışıklı kardeşim beni her pozisyonda yakaladı ben ise ne yapıyorsun dediğimde verecek düzgün bir cevabı olmuyor. Çünkü evde film izlemek bir şey yapmak değil. Film demişken, ben Netflix üyeliğimi zaman bulamıyorum diye sonlandırdım. Bak bak açılıyorum yavaş yavaş.

     Birçok kişi darıldığını görüşmek istediğini söylese de, evde pinekleyip asosyal olduğumu düşünse de işin aslı hep yoğunluk. Önceden bilgisayar oyunu oynamak çok mutluluk verici bir etkinlik idi benim için. Hala öyle ama oynamadığım için bunu söyleyemiyorum. Mesela PS4 almak istiyorum lakin oynayacak vaktim ve daha önemli şeylere ayırmam gereken bütçe sebebiyle bu eğlenceyi arka planda tutuyorum.

      Peki nereden geliyor bu yoğunluk? En başta da söyledim aslında. İş... Bir işte düzenli olarak çalışıyor olmak hayatın tamamen o olması demek. Hele ki günde 12 saat civarı bir süreyi bu işe adıyorsanız başka bir şeye vaktiniz kalmıyor. İnsan olarak uyumak falan da gerekiyor malum. :)


      İşin garip kısmı ise siz akşama kadar evde oturuyor ama asla onlarla boğazda simit-ayran yapmaya gitmiyor gibi davranan arkadaşlar. Yahu kız arkadaşımla ancak sabahın köründe kahvaltı yaparken görüşebildim. Erasmus+ programı sebebiyle paraya bolca ihtiyacım olduğu için izin dahi kullanmadım. Lakin okuldaki bazı evrak işleri için zorunlu olarak gittim ve tek izin günlerim onlar oldu.

     Her zaman tam zamanlı bir işte çalışmıyordum tabii ki ama ondan önce de çeşitli kulüp etkinlikleri, kişisel eğitimler ve alan eğitimleri, seminerler gibi meşgul eden bir çok şey vardı. Ama onlar görece daha basit ve ertelenebilecek veya iptal edilebilecek şeylerdi. Ama işe gitmemek öyle kolay değil. İşçiler anlar bu halden.

      Velhasıl kelam, yoğunum dostlar yoğunum. :) Bu durum hoşuma gitmiyor değil, ama ponçik bedenim yoğunluğu uzun süreli olarak kaldıramıyor. Yani gün içinde evden 16 saat dışarıda isem 2-2.5 ay sonra ciddi bir hastalık ile 2 hafta evde yatmadan düzelemiyorum. Hadi yazın işe gitmek neyse de işten çıkınca okul, öğrenci işleri, ödevler, kurs, çift anadal, sınavlar falan filan derken bırakın FIFA'da arkadaşın eline vermeyi biriyle öğle yemeği yemeye vakit kalmıyor.

     Bir ara şu çift anadal erasmus falan filan mevzularına değineceğim. Ama zaman kalırsa :)





Google Plus'ta Paylaş

Hakkında: Ali Can Saglam

Selam, bu site benim kendimin :) Hakkımda detaylı bilgiyi "hakkımda" sayfamda bulabilirsiniz.

0 Yorum:

Yorum Gönder

Yorumunuz kaydedildi. Denetlendikten sonra yayınlanacaktır.